-7-
Hayatta kendimden başka kimlere zararım oldu bilmem. Ama kendimin hakkından çok iyi gelirim doğrusu. Kendimle olan bu kavganın başlangıcını ne tetiklediyse o gün bugün pek güvenmem kendime. Güvenilir değilim. Ne zaman egoistliğimin dallarında dolansam, tepetaklak atıveririm kendimi yerlere.
Bu his bana ilk denize girdiğim günü hatırlattı. Arkadaşımızın ailesine ait yazlığa birkaç kişi toplanarak gitmiştik. Beraber denize girdiğimizde hepsi bana yüzmeyi öğretmek için seferber olmuştu. Tam da biri başarıya ulaşacaktı ki ben hem kendimi hem de arkadaşımı sabote etmeyi başardım. Arkadaşımın beni tuttuğunu düşünüyordum, gözlerim kapalı su üstünde dururken arkadaşım beni cesaretlendiriyordu “çok güzel bak böyle duracaksın sadece, korkma ben buradayım”.Aradan geçen bir iki dakikalık boşluk da diğerlerini de bana bakmaları için yanımıza çağırmıştı. “Deminden beri tutmuyorum ben seni kendi kendine durabiliyorsun” dediğinde gözlerimi açtım. Hakikaten tutmuyordu beni.
Normal bir insanın aklına ilk gelen “ başardım evet oley!” vs. olabilir. Tahmin edersiniz ki benim aklıma ilk gelen bu olmadı. “Allah Allah benim duramam lazım tutun beni tutun”.
Yine de yılmadılar. Bir süre daha bana inatla yüzmeyi öğretmeye çalıştılar. O günden arda kalan hatıralar da birinin birkaç kez az kalsın boğulmasına sebep olmak ve diğerinin de bikinisinin üstünü çekeleyerek frikik vermesine sebep olmaktan başka saklı kalan bir şey olmadı aklımızın hatıra defterinde.
Su üstünde durabiliyorken kendimi sabote etmeseydim, belki bu absürt hatıraların yerine bir yüzme kariyeri süsleyebilirdi kim bilir. İşte bu ben, hayatta başına her gelen iyi şey de “ bu olmamalıydı” diye başına gelene inanamayıp elinden kaçırırken. Her olumsuzluğa şefkatli bir ana gibi sahip çıkmıştır. Tek suç o kör şeytanın olmamalı.
Acaba diyorum benim ruhum da mı var arabesk. Mutlu sonları mı sevmiyorum. Yâda sevmediğim şey sadece sonlar mı? O yüzden mi başlayamıyorum hiçbir şeye illa ki sonu var diye.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder