-22-
Kuruntularım, çaresizliğim ve “O”.Altından üçü bir yerde olmuşlarda boynuma takmışım sanki. Her biri ayrı türkü tutturmuş, bulunduğum sonsuz alternatifli yol kavşağında beni oyana bu yana çekeliyorlar. Ben kararsız kalıp olduğum yerde duruyorum. Yolların hepsi birbirine benziyor sanki hepsinin vardığı sonsa çıkmaz.
Gönül denen harabeye kimler gelip kimler kurulursa kurulsun en utulmazı olan “O” her kimse derin hatıralar bırakır o harabe de. Her gidenden bir iz kalmaz kimileri hatırlanmaz bile. “O” kaçıncı rüyasında olursa olsun sen ayaktayken gecenin bir yarısı baktığın her yerde onu görebilirsin ansızın. Belli aralıklarla hortlar “O”, sevimli bakışlarını hatırlarsın birden, sesinin serseri tınısı kulağındadır. Ayak sesleri bile hafızanın özenle saklanmış kutusundan çıkarılır. Fotoğraflarına bakmak bile yürek ister böyle zamanlarda. Baktıkça bakasın gelir sonra.
Yaşanmamışlıklar sayesinde bilemediğin gerçek yüzü sana hiçbir zaman acı çektirmez. Bu yüzden o harabe de ki hayaleti daha da sağlamlaşır “O”nun. Bu yüzdendir ki kim girmeye kalksa o harabeye bir hayaletin varlığıyla tedirgin olur. Bir hayaletle başa çıkmayı göze alamaz geldiğinden daha silik olur gidişi. Sevinirsin sen ve “O” baş başa kalmışsınızdır yine.
a.t
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder