16 Ekim 2011 Pazar

ŞEYTANIN TOPUKLARI 4.BÖLÜM

                                                             -4-

   Her kapıdan çıkan hasta sonrası bildik hastane diologları ‘hanımefendi sıra sizde değil ayıp değil mi’ ‘ben bir şey sorup çıkacağım’ şükür ki sıra bendeydi ve ben süzülüverdim içeri. Doktor hanım beklediğimden güler yüzlü çıktı. Tarzıyla biraz yurdum ev hanımlarını andırsa da sonuç da o oda da ve o sandalye de benim derdimi anlatmamı bekliyordu.
  “Ben geçen sene babamı kaybettim. Onun öncesinde de zaten iyi olduğum söylenemez fakat artık bitme noktasındayım”
Doktor araya girdi “Uyku düzensizliği sabah uyanamam hali yeme bozukluğu” bunların hepsinde “işte ben” diye kafamı sallarken “peki ağlama nöbetlerin oluyor mu” diye sorunca doktor “hayır ağlayamıyorum” dedikten hemen sonra ağlamaya başladım. İnsan kendisini daha başka nasıl sabote edebilir. Doktor “ne güzel ağlıyorsun ya” diye gözlerine inanırken ben kendimi susturmaya çalışarak yemin billâh ediyordum ağlayamadığıma.
   Doktorun yanından çıkana kadar ağladım. Sonuç olarak bir de doktorun ağzından depresyonda olduğumu duyup reçetemi alıp bir daha ki ay görüşmek üzere odadan çıktım. Bilimsel olarak da depresyonda olduğumu ispatladığıma göre artık rahat edebilirdim. Demek ki depresyondan çıkarsam olmak istediğim kişi olmama hiçbir engel yoktu. Demek ki ben aslında bu ben değildim. Demek ki düzelip sıradan insanlar arasına karışıp garipliklerimle kimsenin dikkatini çekmeyecektim.
 a.t

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder