16 Ekim 2011 Pazar

ŞEYTANIN TOPUKLARI 11.BÖLÜM

                                                                     -11-

    İlkokul öğretmenimiz bizi çocuğundan ayırmazdı. Buna eminim çünkü kendi çocuğa da bizimle aynı sınıftaydı. Fen bilgisi derslerinde iç organlarını göstermek için getirttiği tavuğu köşede ki lokantaya gönderip teneffüste hepimize ziyafet çektirecek de pratik bir zekâya sahipti.
   Öğretmenler gününde hediye götürmemizi istemezdi. “Büyüyüp kendi paranızla hediyeler alırsınız bana” derdi hep. Nasıl hırslanırdım. Bir an önce büyüyüp çok paralar kazanmalı ve öğretmenime hediyeler almalıydım.
   Hayat bilgisi derslerinde bizi çoğu zaman örneklerle hayata hazırlardı. “Çocuklar idealleriniz olsun hayatta. Hangi konuda olursa olsun. Benim çocukluk arkadaşıma büyüyünce ne olacaksın diye ne zaman sorsalar subay karısı olacağını söylerdi. Her söylediğinde güldürürdü milleti. Arkadaşım gerçekten de bir subayla evlendi!. Ne isterseniz hayat size onu verir!. İdeallerinize sahip çıkın”
  Öğretmenimiz bu konuşmayı yaptığından beri geçen süre de idealler aradım kendime hala arıyorum. Bir gün bulacağım.
  İdeallerimi ve kendimi bulduğum zamanlar gelirse yanımda kimler olacak bilmiyorum. Kimlerin olmayacağı belli. Babam ve öğretmenim. Çocukluğumda adam olacak çocuk olduğuma en çok inanlar belki şu an gökyüzünden bakıyorlar bana.
  Babamın vefatından önce öğrendim öğretmenimin vefatını. Üniversiteyi bitirmiştim. İyi bir işim olmadan çıkmayacaktım karşısına. Zaman benden yana davranmadı. Ben çıkamadan karşısına yok olan geniş zamanların ardına, hatıralarımın hatırı sayılır sayfalarının arasında kalakaldı öğretmenim.
a.t

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder