-16-
Siyah – beyaz hayatlarımıza renk getiren, adıyla babamın hatırasını koruyan yeğenim geldi de güzel şeylerin olabileceğine dair umutlarımı yeşertiverdi.
Hastane koridorlarında hemşirenin yeşil bir çarşafta “sizin bebeğiniz” demesiyle hepimiz kendimizi camlı bölmenin önüne attık. Yaptığı her hareketin bilinçsiz olduğunu bilsek de anlamlar yükledik kendimizce. Kocaman gözleriyle bize bakıyordu. Asık suratı “rahatımı bozdunuz” der gibiydi. İlk gülümsemesini ben gördüm. Teyzesinin umuduydu o ve teyzesi onun uğuruna derinden inanıyordu. Şansım olmasa da uğurum vardı artık. Küçük bir bebeğe hayatına merhaba dediği ilk gün bir sorumluluk yüklemiştim bile. Ne yapıp edecek bana uğur getirecekti. Hayat gerçekten de zor ve çekilmez olmalı onun için.
Teyzesine uğurlu yeğen olma zorunluluğu, dedesini ölümü düşünmekten kurtaracak hayat umudu, anaannesinin eşinin hatıralarını ismiyle her fırsatta hatırlamasını sağlayacak not pat, anne-babasına hayırlı evlat, kuzenlerinin gelişiyle pabuçlarını dama attırtması yüzünden düşman… Çok önemli ve birbirinden çok farklı statülerle hayata merhaba dedi benim küçük sevgilim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder